HERKES AĞAÇ DİKEBİLSİN
İnsanlık' yok ettiği ormanların yerine yeni ağaçlar dikmedikçe iflah olmayacağını bilmelidir'
HERKES AĞAÇ DİKEBİLSİN'
Yer gök ağlamasın'
...............
Arkadaşımla beraber yolun kenarından kolkola konuşarak yürüyorduk' bir süre sonra peş peşe bir kaç çam ağacına rastlayınca duraksadık'
Arkadaşıma'
- ''Ne güzel ağaçlar' dikenlerden allah razı olsun' ne güzel düşünmüşler' ağaçlar yolun bu kısmına ayrı bir güzellik katmış' keşke yol boyunca bu ağaçlardan hep dikilmiş olsaydı'' dedim'
Arkadaşım semtin yerlisi idi' dönüp yüzüme baktı' yüz ifadesi birazda değişmişti'
- ''Ne dikmesi metin' buralar hep bu ağaçlar ile doluydu' bunlar kesile kesile kalanlardan!'' dedi'
Bu defa benim yüz ifadem değişmişti' sadece 'yazık' diyebilmiştim'
Aradan bir kaç gün geçmişti ki' yine aynı semtte hemen gözümün önünde yandaki resimde görülen ağaçlar kesilmişti' güzelim ağaçlar bir anda yok olmuşlardı' muhtemelen bunlarda kalan son ağaçlardandı'
Ağaçlar kesilince sokak sanki çıplak kalmıştı'
Malum sebeplerden dolayı ağaçlar kesilmişti' arsaya bina yapılacaktı' binalar bizim için gereksinim' bir kaç ağaç kesilmesi gerekiyorsa belki kesilebilirdi' ya da başka bir yere nakledilebilirdi' fakat katledilmeleri gerekmezdi'
Gerçekten yapılacak bina için hepsinin kesilmesi mi gerekiyordu' bu konuda gerekli hassasiyet gösterilmiş miydi' bilemiyorum'
Çalışan belediyenin bir işçisi' fotoğrafta elinde testere olan kişi' aslında en masum olanımız'
Ağaçların kesilmesine her şeye rağmen hadi hadi tamam diyelim' bina yapılmasına da eyvallah' ancak' aynı semtte binaların içlerinin boş yapılmasına ne demeli'
Espri olsun diye tanıdıklarıma' 'herhalde ağaç sevgisinden olacak ki' kesilen ağaçları binaların içerisine dikecekler' onun için binaların içini boş bırakıyorlar' diyorum' fakat' çalma kılıf işi kabul edilebilir değil' üstelik yapılan işi herkes biliyor' vatandaşı yetkilisi' hem de çok iyi biliyor'
İstanbul orman müdürlüğünün ağaç dikimi için tahsis ettiği araziyi görmek için Arnavutköy'e doğru giderken' özellikle otabandan ayrıldıktan sonra' durum içler acısı' sıkışık sıkışık binalar' bir tane bile ağaç yok' daracık daracık sokaklar' nefes almaya imkan yok' ve bu ortamda yaşamaya çalışan insanlar'
Yaşlıları çocukları bebeleri göz önüne alınca' yol boyunca' 'Yerleşim için yerimiz mi yok yoksa beynimiz mi' diye' düşünmekten de kendimi alamadım'
Arnavutköy fenertepe şefliğinde ormancı yaşar abi bizi pek güzel bir şekilde karşıladı' çaylarımızı içtikten sonra tahsis edilen araziyi görmeye gittik' yol boyunca da' ağaçlar ormanlar ve bölge ile ilgili sohbetler ettik'
Kimi neyi suçlayacaksın' hastalık her yerde aynı' herkesin ağaç dikebilmesi tedavinin başlangıcı belki olabilir'
Aşağıda fotoğrafları çekilen arazi istanbul arnavutköyde ağaçlandırılmaya hazır bekliyor' çam ve akasya türü ağaçların dikimine elverişli arazi eskiden ormanmış' kum ocağı olarak kullanılmış' şu anda fotoğraflarda görüldüğü gibi'
İşletme sahipleri tarafından tekrar neden ağaçlandırılmadığı ayrı bir soru' fakat' hep suçlu arayarak veya birilerini suçlayarak nereye kadar' 'Tencere dibin kara senin ki benden kara'
Anlayışları da değiştirebiliriz' mesela ağaç dikerek'
Hepimiz ağaç dikebiliriz' nerede olursak olalım'
Kendi arazimiz ya da kendi köyümüz kasabamız şehrimiz ülkemiz olması gerekmiyor'
Dünya hepimizin'
Felaketler geldiği zaman siyasi sınırlara bakmaz'
Küresel ısınma etkilerini gösterdiği zaman' hangi ülke bana dokunmaz diyebilir' bana bir şey olmaz diyebilir'
Hepimiz bu araziyi ağaçlandırabiliriz' tekrar orman olsun'
Her şeyi yok ederek ve tüketerek nereye kadar'
Yol boyunca' okuldan arkadaşım ile yaptığımız sohbette' zamanında bu alanların orman olduğu' o günün anlayışıyla ağaca yakacak odun ve kereste gözü ile bakıldığını' zaman zamanda görselliğinin dikkate alındığını' mesleğimiz icabı enerji kaynaklarının yeterince bilinmediğini' o gününün şartlarında insanların baltalara sarıldığını' orman ve ağaçlara güç yetirebildiğini' bir baltaya sap olmanın veciz ifadeler bulduğunu vs. konuştuk konuştuk konuştuk'
Mevcut bilimsel gelişmelerin ışığında ağacın sadece odun' kereste olmadığını' görsel güzelliğinin dışında' hayat kaynağı olduğunu' soluduğumuz havanın temin edilmesinde' filitre edilip temizlenmesinde' iklimlerin düzenlenmesinde' toprağın korunmasında' canlı hayatın korunmasında' küresel ısınmanın önlenmesinde' vs. en önemli görevleri üstlendiğini öğrenmiş bulunuyoruz' bunları artık hepimiz biliyoruz'
Hiçbir şey bilmesek bile' ağaçların faydaları nedir' diye' google sorduğumuzda sağ olsun hepsini anlatıyor'
İnsanlık' yıllarca bilinçsizce yeryüzündeki en önemli hayat kaynağımızı tüketti' geçmişten gelen çok önemli' acilen kapanması gereken büyük bir açık var' dikilmesi gereken ağaç miktarıı olarak'
Bundan daha da önemli kapatılması gereken bir uçurum var' keyfiyet olarak'
Sadece ülkemiz için dikilmesi gereken ağaç miktarı yıllık yaklaşık 3 milyar adettir' 15 yıl süresince her yıl bu kadar ağaç dikebilirsek ülkemiz için, yok ettiğimiz ormanları yerine koyabiliyoruz'
Bugün ülkemizin hedefi resmi beyanlar 2011 yılı için 500 milyon adet'
Sadece ülkemize dikilmesinin yeterli olmadığı gerçeğini de unutmayalım'
Dünyanın her yerine ağaç dikmeliyiz'
Orman bakımından Dünya ortalaması Türkiyenin çok üzerinde' oysa ülkemizin coğrafi konumu da dikkate alınırsa' tam tersi olabilmeliydi'
Keyfiyette durum ise içler acısı' maalesef'
Yıllarca baltalar elimizde naraları atarak' bir baltaya sap olmak için eğitilen bizler' fidan dikecek yeni nesilleri nasıl yetiştireceğiz'
zor ve meşakkatli olanı belki de budur'
Atılan bir tohumun ya da dikilen bir fidanın' 'işte bu ağaçtır' diyebilmemiz için geçmesi gereken süreyi göz önüne alabilirsek' bu konuda ne kadar hızlı hareket etmemiz gerektiğini hepimiz çok iyi anlayabiliriz'
Hayat değişiyor' anlayışlar değişiyor' biz istesekte değişiyor' istemesekte'
Değişsin değişsin hızla değişsin ki' herkes ağaç dikebilsin' dünyamız güzel olsun' inşaallah'
Dünya hepimizin'
Sevgiyle'
.........
Not: Geçtiğimiz aylar içerisinde fotoğrafta görülen arazilerin tamamı ağaçlandırılmıştır'
fıstık çamları' akasyalar'
Emeği geçen herkeslere binlerce teşekkürler'
[Herkes ağaç dikebilsin' 2011]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder