ARAMAS'TAN MARS'A (1)
Rahmetli anacığım,
Yürüyene kadar meme emdiğimi söylerdi,
Oysa bana sorulunca,
'Anacığımı rahmetli oluncaya kadar emmiştim' derim,
Yaşıma bakmaz her seferinde şefkatle severdi,
O'ndan hep çok az şey öğrendiğimi düşünürdüm,
Fakat şimdi,
O'ndan öğrendiklerimin güzelliklerini,
Yaza yaza bitirebilir miyim,
Daha doğrusu,
Yazmaya harfler kelimeler cümleler yeter mi,
Sözlerini, hislerini anlatmaya diller yeter mi,
Bilemiyorum,
- Sevgiyi öğretti,
Hiçbir kitaptan okumadan,
- Ne verdiyse ihlasla verdi,
Beni hiç bulandırmadan,
- Sözleri pek az kullanırdı,
Bir şeyler anlatmak için,
- Çok soru sorunca da,
'Ne bileyim oğul' derdi,
- Bir şeyi anlatırken kesinlikten uzak,
'Öyle derler' diye eklemeyi ihmal etmezdi,
- 'Her işin evveli bismillah, sonu elhamdulillah' diye,
Sık sık tekrarlar, sıkı sıkı tembihlerdi,
- Her işte bir hayır arar,
Hemen hemen her olayı hayra yorardı,
- Sesini yükselttiğini hiç duymamıştım,
- Sertlik ve kabalığını hiç görmemiştim,
- Kötü bir söz o'ndan işitmemiştim,
- İlk kitabı da kucağında o'nun gözleri ile okumuştum,
Daha harfleri kelimeleri bilmeden,
Tatlı ellerinden tekrar emebilseydim,
Saçlarımı okşayarak,
Yine ''enik enik'' diye,
Sever miydin,
Canım anam,
Sevgiyle,

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder