ARAMAS'TAN MARS'A (4)
Hadi hemen nefes alalım,
Hadi hemen nefes alalım,
Şöyle derin derin,
Sonra adımlarımızı atalım,
Geri kontrol yapalım mı,
Nefes almak bildik bir şey midir,
Evet,
Hepimiz nefes alabiliriz,
Hepimiz nefes alabiliriz,
Hattta en bildik şeydir bile diyebiliriz,
Bütün bildiklerimizi kaybettiğimizde,
Kaybedebileceğimiz en son bildik de diyebiliriz,
Kaybedebileceğimiz en son bildik de diyebiliriz,
Adımlarımızı da atabiliriz,
O da bildik,
Nasıl ki nefes almak hayatın en büyük eseri ise,
Adım atmakta öyle,
Hareketin, yani yaşamın kendisi gibi,
Nefes almak ve adım atmak birbirlerine zincirleme bağlı,
Tek başlarına ise hep eksik,
Tek başlarına ise hep eksik,
Ancak birlikte bir amaca yönelik olur ise her ikisi de anlamlı,
Sonsuzluğa kavuşma isteği,
Bizi yakından uzağa,
Bilinenden bilinmeyene,
Görünenden görünmeyene,
Sürekli bir arayış içerisinde tutar,
Bizi yakından uzağa,
Bilinenden bilinmeyene,
Görünenden görünmeyene,
Sürekli bir arayış içerisinde tutar,
Mesela, önce 1'i bilelim,
Sayılamacanın başlangıcı,
1 de karışıklık şüphe yok,
Herkes tarafından biliniyor,
Biz de bilelim,
Sonra,
Diğer bilmediklerimizi 1'e göre bilelim,
Diğer bilmediklerimizi 1'e göre bilelim,
Öğrendikçe merak edelim,
Merak ettikçe öğrenelim,
Heyacanımız hiç bitmesin,
Hata yapmaktan da korkmayalım,
Ama 1 i de hiç unutmayalım,
Bu şekilde bilinmeyeni bilmeye,
En doğru yerden başladığımızı bilebiliriz,
En doğru yerden başladığımızı bilebiliriz,
Aynen hayata en doğru yerden başladığımız gibi,

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder