10 Mayıs 2015 Pazar

ARAMAS'TAN MARS'A (3)

ARAMAS'TAN MARS'A (3)

Bilinmeyeni bilmenin başlangıcı, 
Belki yaşama isteğidir diyebiliriz, 

Buna biraz rahatlık arayışı, 
Ve biraz da mutluluğu yakalama arzusunu katabiliriz, 

Bilmek isteği içimizden gelir,
Bilmek isteriz yeni şeyler, 
Yenilikler, yeni fikirler, yeni yerler, 

Hepsi aslında gidermeye çalıştığımız merakımızdır, 

Merak ederiz, 

Çünkü bizdeki öğrenme isteği, 
Açlığımızı, susuzluğumuzu gidermek gibi fıtri, 

Yani yaratılışımız gereği,

Geçmişimizi, bugünümüzü, geleceğimizi, 
Kendimizi, çevremizi, dünyayı, ayı, güneşi, yıldızları, 
Tüm evreni ve yaratıcıyı hep öğrenmek isteriz, 

Acaba neden,

Sadece merakımızı gidermek için mi,
Elbette hayır, 

Merak etmemizi sağlayan, 
Yani hep mutlu var olma duygusu, 

Hepimizin içinde var olan, 
Ve olduğumuz an'dan itibaren de hep var olan duygu,

Öğrenmek için merak çok önemlidir, 

Fakat, 

Bilinmeyeni bilebilmek için merak tek başına yeterli olabilir mi, 

Eğer cevabımız hayır ise, 

O taktirde merak etmemizi sağlayan, 
Başlangıç verilere ihtiyacımız var demektir, 

Ayrıca bu başlangıç verilerin de, 
Sağlam, güvenilir, en bildik ve en bilindik olması gerekir, 

Şöyle ki, 

Tüm bilinenlerin yanlışlığı ortaya çıktığında ya da yok olduğunda, 
Elde kalabilecek en son bilinenler gibi,

Bu kabule dayalı belki şunu söyleyebiliriz,

''Bilinmeyeni bilmek, en bilineni bilmektir''

Bundan sonrası biraz daha kolay gibi, 

Ne dersiniz, 

Sevgiyle,

Hiç yorum yok: